Yaratıcı Eğitim

Yaratıcı Eğitim

Ülkemiz eğitim sistemi yetiştirdiği insanları eğip bükmeye çalışırken, diğer ülkeler eğmeden, bükmeden dik duran insanlar yetiştirmeye çalışıyorlar. Klasik eğitim bilimleri teorilerimiz hep söyleneni yapan insan tipini geliştirmeye çalışırken, gelişmiş ülkeler bir şeyler söyleyecek insanın alt yapısını oluşturacak eğitimlerle çocuk yetiştiriyorlar. Öğretmen okullarında, konuları ezberleyip not alıp geçmekten başka bir şey düşünmeden mezun olan öğretmen adayı, mesleğe başladığı yıldan itibaren emekli olana kadar aynı şeyleri tekrar ederek durumu idare etmekte, yenilikleri takip etmemekte ısrar etmektedir. Kendisini aydın olarak tanımlayan öğretmenlerde bile maalesef bu gerçekle karşılaşmaktayız. Kendisini geliştirmeyi öğrenememiş bir öğretmenin, öğrencisinde yeni bir şeyler geliştirmesine olanak yoktur.

Ülkenin ihtiyacı olan yaratıcı insanları yetiştirecek öğretmenlerin, kendilerini yaratıcı birey olarak yetiştirmesi gerekir. Oysa öğretmen yetiştiren kurumlarda verilen eğitim tek düze, bir birini tekrar eden, yaratıcılıktan uzak, öğretmen adayının eğilip, itaat etmesinden başka bir şey istemeyen bir eğitimdir.

Günümüzde özellikle ilkokul öğretmenlerinin içinde, 30 yıldır aynı dersi aynı şekilde anlatan öğretmenler çoğunluktadır. Özellikle gelişen iletişim olanaklarıyla çağı yakından takip eden öğrenciyi, eğitimin ilk yıllarında eğip bükmeye çalışmanın modası artık geçmiştir. Öğrencisine özgürce konuşma olanağı yaratarak, onların yaratıcı yönlerini ortaya çıkaran öğretmenler hemen ön plana çıkmakta, veliler tarafından tercih edilen öğretmen olarak göze batmaktadır. Bu öğretmenler çağı yakından takip etmekte, öğrencisiyle çağa uygun ortak dili kullanmakta, öğrencinin kendisini rahatça ifade etmesine fırsat tanımaktadır. Bu öğretmenler kendini geliştirmek için alternatif yollar aramaktan geri durmayıp, devamlı araştırarak kendini geliştirmektedir. Bu çabasının sonucunda da aranan öğretmen olarak çok kısa sürede sivrilmektedir.

İçinde bulunduğumuz ve eğitimlerin evlere taşındığı şu günlerde, özellikle kendini teknolojik alanda geliştirmiş öğretmenlerin ortaya koyduğu tempo ile uzaktan eğitimin gerektirdiği bilgiden yoksun öğretmenlerin farkı çok net olarak ortaya çıkmıştır. Öğrencilerinin her ortamda yeteneklerini ortaya koyması için çaba harcayan öğretmenler, öğrencileriyle uzaktan kurdukları iletişimlerle onların gelişimlerine önemli katkılar sağlamışlardır. Her şeyi Bakanlıktan gelen talimatlara göre düzenleyen ve kendi çabasıyla bir adım ileri gitmekten uzak öğretmenler, ders işlemekten bile korkarken, öğrencilerinde yaratıcı yetenekler geliştirmeye çalışan öğretmenler eğlenceli etkinliklere imza atmıştır.

Eğitimin ve öğrencilerin özgürleşmesi, en temel ülke sorunudur. Öncelikle öğretmen yetiştiren kurumlarda özgür bir eğitimin kapıları açılmalıdır. Kendisi özgür ortamda yetişen öğretmen, öğrencisine de özgür ortamlarda yaratıcı yeteneklerini ortaya koyma şansı verecektir. Öğretmen yetiştiren kurumların yaratıcılık lafından bile rahatsız olduğu bir ortamda, öğretmen adayından farklıyı hayal etmesini beklemek anlamsızdır. Öncelikle yaparak yaşayarak, nasıl bir eğitim vereceği konusunda eğitim almamış öğretmen adayının, öğrencisine de yapma ve yaşama olanağı yaratması imkânsızdır. Eğitim yöneticilerinin beylik konuşmalarında ‘yaparak yaşayarak, yaratıcı bireyler yetiştirin’ talimatını nasıl yerine getireceğinden habersiz öğretmenlerle eğitim sistemi yürütülmektedir. Oysa öğrencisinin yeteneklerini geliştirecek, özgürce kendisini ifade etmesine olanak yaratan, hayal kurmalarına zemin hazırlayan yaratıcı öğretmenlere ihtiyacımız var. Bunun temelleri öğretmen yetiştiren kurumlarda atılmalı ki, oradan yetişen öğretmen adayları da öğrencilerinde bu becerileri geliştirmek için çaba gösterebilsin.

Her öğrenci farklı yetenek ve becerilere sahiptir ve her birinin öğrenme stili farklıdır. Öğretmen öğrencisinde gördüğü yeteneğin daha üst boyuta taşınmasına katkı sağlayacak kişidir. Öncelikle öğrencinin hangi yönlerde gelişebileceğini belirleyen öğretmen, onun daha ileri gitmesinin yollarını açacaktır. Birçok öğretmen kendi bilgi ve becerisindeki eksikliği göstermemek için körü körüne disipline başvurmakta, öğrenciye söz hakkı vermeyerek kendini ortaya koymasını engellemektedir. Olması gereken; öğrencinin bilgiye ulaşması için her tür olanağı yaratıp, özgürce uçan bireyler yetiştirecek öğretmenlerle yola devam etmektir.

Mete Akoğuz

criticaleducationnetwork 09/10/2020