Öğretmenlikte Zamanla Ne Değişti?

Öğretmenlikte Zamanla Ne Değişti?

Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri, vatandaşlarının gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak belirlenmektedir. Gelişmişlik eğitimle ilgili bir olgudur ve insanlarının kaliteli eğitim alma düzeyi yükseldikçe gelişmişliği artmaktadır. Kaliteli eğitimi sağlayacak olanlar ise öğretmenlerdir. Ülkelerin, öğretmenlerine ve eğitime verdiği önem doğrultusunda çağın gelişim düzeyini yakalayabildiği bir gerçektir. Ülkeler ancak sağlıklı ve çağı yakalayacak bir eğitim sistemi kurduğu ölçüde gelişmişlik düzeyine ulaşabilirler. 1968 TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) Devrimci Eğitim şurasında “eğitimin amacı; ülkesinin koşullarını değiştirici, ileriye götürücü ve bunu sağlamak için de araştırıcı ve bilimsel düşünebilme yeteneğinde uzman kişiler yetiştirmektir.” denilerek çağın yakalanmasının yolu gösterilmiştir.

Öğretmenlik mesleği diğer mesleklerden çok farklı ve insanın gelişimine direk etki eden bir meslektir. Çocuğun aile dışında ilk karşılaştığı kişi olan öğretmen, çocuğa verdiği eğitim ve rol model olarak hayatına kattıklarıyla o insanın hayatını şekillendirmektedir. Öğretmenlerin sağladığı, insanlardaki bu gelişmeye paralel olarak ülkeler gelişmekte, ülke insanları da diğer ülkelerle eşit düzeye yaklaşmakta, o oranda da hak ve özgürlüklerine sahip çıkmaktadır. “Toplumların kurtulmasında ve kalkınmasında, eğitimcilere düşen başlıca görev, onları uyandırmak ve yetiştirmektir. Kurumlarda ve kurum dışında, eğitimciler, bu görevlerini tam yapmıyorlarsa, yada yapmaları engelleniyorsa; toplumlar bunun olumsuz sonuçlarına mahkûm edilemezler.” (Baykurt, 1968, TÖS)

Ülkelerin gelişiminde bu kadar önemi olan öğretmenlerin statüleriyle ilgili tavsiyelerde bulunmak için; Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemizde incelemeler yapan John Dewey’in 1924 yılında Milli Eğitim Bakanlığına verdiği raporda öğretmenlik mesleğine ilişkin önemli uyarılarda bulunmaktadır.  UNESCO ve İLO tarafından 5 Ekim 1966 tarihinde yayınlanan belgede de daha iyi bir eğitimin, öğretmenlerin statüsünü geliştirerek ortaya konulacağı açıkça belirtilmiştir. TÖS tarafından gerçekleştirilen ‘Devrimci Eğitim Şûrası (1968) kararları ve konuşmalar öğretmenlik mesleğinin nasıl olması gerektiği konusunda yol göstericidir. Günümüzde ise; ERG (Eğitim Reformu Girişimi) gibi ülkemizde yayınlanan eğitim raporları ve TALIS raporları, öğretmenlik mesleği ve statüsü konusunda önemli veriler sunmaktadır. Bu yazıda yukarıda belirtilen raporlar doğrultusunda, öğretmenlik mesleğinde zaman içinde nereden nereye gelindiği kısaca ele alınmıştır.

Devletin ve toplumun varlığını sürdürmesi, mevcut yapısını koruması ve geliştirmesi için, eğitim kurumlarını kullanması gerekmektedir. Eğitim kurumlarının ana unsurları da öğretmenlerdir. Toplumun yapısının sağlamlaşması için insanın da sağlam temellerle yetişmesi gerekmektedir. Yetişen ve görevde olan öğretmenlerin çağı yakalamasındaki tıkanmalar nedeniyle, toplumda öğretmenlik mesleğinin algılamasında olumsuz sonuçlar ortaya çıkmıştır. Bu olumsuz algıyı ortadan kaldıracak davranış geliştirilmesi için hem öğretmenlerin, hem toplumun, hem de Bakanlığın farklı bir bakış açısı ve yapılanmaya gidip bu algıyı değiştirmesi gerekmektedir.

Öğretmenlik mesleğinin Cumhuriyetin kuruluşundan bu güne kadar gerçekleşen politikalar nedeniyle önemini yitirmesinin ilk basamağını öğretmen yetiştiren kurumlar konusunda atılan adımlar oluşturmuştur. Öğretmenlik mesleğine hazırlanma ve toplumun kalkınması konusunda ülkemizde örnek bir çalışma olan Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla başlayan geriye gidiş, günümüzde yüzlerce üniversiteden binlerce öğretmen adayının mezun olduğu yanlış politikaların geliştirilmesiyle sürmektedir. Eğitimde niteliğin artırılması için, niteliği yüksek öğretmenler yetiştirilmesi ön koşuldur. Niteliği yüksek öğretmenler yetiştirilmesi ise; öğretmen yetiştiren kurum sayılarının ihtiyaca göre açılması, bu kurumlara öğretmenlik mesleğine uygun kişilerin seçilmesi ve bu kurumların programlarının yüksek standartlarda olmasına bağlıdır. Eğitimin kalbi niteliğindeki öğretmenlerin yetiştirilmesindeki beklenti, geleceğin insanını yetiştirecek kişilerin, geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde yetiştirilmesidir. Ancak mevcut durumda öğretmen yetiştiren kurumlar genellikle geçmişin önermeleriyle yetiştirilmekte ve okul gerçeklerinden uzak teorik bilgiyle donatılmaktadır.  “Öğretmen yetiştirme ve geliştirme alanındaki politikaların güvenilir verilere dayanması için öğretmen yeterliliklerinin yeniden tartışılması, iyi yönetişim ilkelerine bağlı bir süreçte, bilimsel dayanağı güçlü yeterlilikler belirlenmesi önkoşuldur.”(ERG, 2019)

Öğretmenlik mesleğiyle ilgili yanlış politikalar, günümüzde atanamayan öğretmenler sorununu ortaya çıkarmıştır. İhtiyaç fazlası öğretmen yetiştiği için, sözleşmeli öğretmen vb. eşitlikten uzak ve sömürüye dayanan, çalışanların hakkını hiçe sayan, bakanlık eliyle taşeronluk yapılan sistemler ortaya çıkmıştır. 1966 ve 1968 yıllarındaki tavsiyelerde “Öğretmen gereksinimini karşılamak için, yetkili makamlar yetiştirmeyi (öğretmenliğe hazırlığı) yeterince çekici kılmalı ve uygun kurumlarda yeterli sayıda yer sağlamalıdırlar.” denilmesine rağmen, günümüze gelindiğinde tamamen tersi politikalar yürürlüğe konulmaktadır. Özellikle plansız bir şekilde çok fazla eğitim fakültesi açılması ve bu fakültelerde eğitim veren öğretim üyelerinin yetersizliği, öğretmen yetiştiren kurumlarda kalitenin düşmesine neden olmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemiz eğitim sistemi için sunulan Dewey raporunda da bahsedilen sorunların, neredeyse yüz yıl geçmesine rağmen, hala gündeme gelmesi acıdır. O yıllardan itibaren çeşitli dönemlerde, eğitimin siyasi güçlerin oyuncağı haline gelmesi ve sık sık gerici politikalar üretilmesi sonucunda, günümüzdeki sorunlar ortaya çıkmış, ülkemiz geri kalmış ülkeler içinde yerini almıştır.

Mevcut öğretmenlerin yetkinleştirilmesi de ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. 1924 Dewey, 1966 ILO / UNESCO ve 1968 TÖS ile, günümüzde öğretmenlik mesleği ile ilgili verilen raporlarda birçok madde ile belirtilen öğretmenlerin yetkinleştirilmesi konusunda da, göz boyamaktan ileri gitmeyen hizmet içi eğitimler dışında hiçbir şeye rastlanılmamaktadır.    Öğretmenlik mesleğine başlamış ve bilfiil çalışmakta olan kişilerin sürekli kendilerini yenilemeye ihtiyaçları vardır. Öğretmenlere belirli merkezlerde açılacak olan Bakanlığın sürekli eğitim merkezleri kanalıyla verilecek kurslarla kendilerini geliştirebilecekleri alanlar yaratılabileceği gibi, etkili uzaktan eğitim uygulamaları ile gelişim sağlanarak, öğretmen nitelikleri artırılabilir. Gelişen teknolojinin takip edilmesi ve alternatif eğitimlerin fark edilmesi için seçenekler sunulmalı, öğretmenin mesleki gelişimini sürekli sağlayabileceği uygulamalı eğitimler, öğretmenlerin kendi belirlediği zamanlarda, kolayca ve ücretsiz ulaşabileceği hale getirilmeli ve teşvik edilmelidir.

Öğretmenlik mesleğinin buna benzer sorunları Cumhuriyetin ilk yıllarından beri araştırılıp incelenip rapor haline getirilmesine rağmen, bu raporların Bakanlık yetkilileri ve siyasiler tarafından ciddiye alınmaması toplumun geriye gitmesi için neler yapıldığının ve öğretmenlik mesleğinde sorunların zaman içinde, değişmeden devam ettiğinin göstergesidir.

Öğretmenlik mesleğinde bu raporlara göre, değişmeden devam eden diğer sorunlar ise;

-Liyakat ve tecrübenin hiçe sayılması ve meslekte ilerleme, yükselme ve kariyerin her dönemde yandaş olmaya bağlı olarak gerçekleşmesi, bilgi ve tecrübeye önem verilmemesi.

– Öğretmenlerin haklarının verilmemesi ve haklarını almak için gereken grev ve toplu sözleşme yapmalarına izin verilmemesi,

– Öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilememesi,

– Öğretmenin toplumsal etkililiğinin ve statüsünün artırılamaması,

– Öğretmenler ile öğretim sisteminin diğer unsurları arasındaki ilişkilerin sağlıklı olmaması, olarak ele alınabilir. Bu maddelerden her biri ile ilgili yukarıda birkaç kez belirttiğimiz, son yüz yılda yazılmış raporlarda birçok detaylı açıklamanın olduğu maddeler olmasına rağmen, bu sorunlar gittikçe derinleşmekte ve öğretmenlik mesleği gittikçe cazibesini kaybetmektedir. Bu raporlarda, sıkça ele alınan öğretmenlik mesleği ile ilgili konuların sürekli tekrar edilmesi ve değişiklik olmaması, öğretmenlik mesleğinde gelecek zamanlarda da değişim olmayacağını gösteren en iyi belgeleridir.

Bu belgelere ve kaynaklara dayanarak önerilecek birkaç madde ise;

-Türkiye’de eğitim reformu gerçekleşmelidir. “Türkiye bugün eğitim reformuna şiddetle gereksinim duymaktadır” (Alıcıgüzel, 2001, s. 30)

-Öğretmen yetiştirme programları yeniden ele alınmalı ve uygulama yaparak öğrenmeler gerçekleşmelidir. “Öğretmen yetiştirme programlarının uygulama ağırlıklı olması, pedagojik formasyonun kaldırılması ve yerine lisansüstü eğitim programı getirilmesi”(ERG, 2019, s. 12)

-Liyakata dayanmayan yönetici atamalarına son verilmelidir. “Okul müdürleri için net mesleki standartlar belirlenerek öğretimsel liderlik teşvik edilmelidir.” (TALİS, 2018, s. 65)

– “Yetkililer ve öğretmenler, öğretimin nitelik ve içeriğinin ve eğitim tekniklerinin belli bir yönteme göre (düzenli bir biçimde) iyileştirilmesini sağlamaya yönelik hizmet içinde yetkinleştirmenin önemini kabul etmelidirler.”(İLO /UNESCO 1966, madde 31)

-Hizmetiçi eğitimler çağın gereklerine uygun konularda yapılmalıdır. “Hizmetiçi eğitim çalışmalarında öğretmenleri bilginin edilgen alıcıları olarak konumlandıran seminer yönteminden vazgeçilmesi, öğretmenleri sürecin tamamına katan ve onları sınıf içi uygulamalar konusunda güçlendiren bir yaklaşımın ağırlık kazanması gereklidir.” (ERG, 2019, s. 17)

Yüzlerce maddeden oluşan ve Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren sunulan, öğretmen nitelikleri ve statüleriyle ilgili raporların birkaç maddesiyle ele alınan bu yazıdan da anlaşılacağı gibi, geçen zaman içinde, öğretmenlik mesleği ile ilgili sorunlarda hiçbir şey değişmemiştir.

KAYNAKÇA

Alıcıgüzel, İ. (2001), Çağdaş Okulda Eğitim ve Öğretim, İstanbul, Sistem Yayıncılık

Bal, H. (1991), J. Dewey’in Eğitim Felsefesi, İstanbul, Kor Yayınları

ERG, (2019) (Eğitim Reformu Girişimi),  Öğretmenler, Eğitim İzleme Raporu 2019,

İstanbul, Sabancı Üniversitesi Yayınları

Gülmez, M. (2009) Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyeleri (1966 ILO / UNESCO Ortak Belgesi) Ankara, Eğitim Sen yayınları.

TALİS, (2018), TALIS 2018 sonuçları ve Türkiye üzerine değerlendirmeler (TEDMEM Analiz Dizisi 6). Ankara: Türk Eğitim Derneği Yayınları.

TÖS (1968) TÖS Devrimci Eğitim Şurası, açılış ve kapanış konuşmaları. İnternet

Kaynakları

Mete Akoğuz Eğitim Uzmanı Mektepli Gazete Bülten (5. Sayı ) Eylül 2020